Graveworm
Administratör
- Konular
- 48
- Mesajlar
- 138
- Tepki Skoru
- 113
- Konum
- Bartın
5 Nisan 2025 itibarıyla, Amerika Birleşik Devletleri’nin dört bir yanında Donald Trump’a karşı geniş çaplı protestolar düzenleniyor. "Hands Off!" (Ellerini Çek!) sloganıyla örgütlenen bu eylemler, 50 eyalette ve hatta uluslararası alanda binlerce kişiyi sokağa dökmüş durumda. Peki, Trump neden bu kadar yoğun bir tepkiye yol açıyor? Bu sorunun cevabı, onun ikinci başkanlık dönemindeki politikaları, ekonomik kararları ve yönetim tarzıyla doğrudan bağlantılı.
1. Tartışmalı Ekonomik Politikalar: Tarifeler ve Piyasa Çalkantıları
Trump’ın Nisan 2025’te uygulamaya koyduğu yeni gümrük tarifeleri, protestoların en büyük tetikleyicilerinden biri. 2 Nisan’da “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı bir duyuruyla, 180 ülkeye yönelik “karşılıklılık” temelli tarifeleri hayata geçiren Trump, küresel ticareti altüst etti. 5 Nisan’da başlayan %10’luk genel tarife ve 9 Nisan’da devreye girecek ek vergiler, Çin’e %34, Avrupa Birliği’ne %20 gibi yüksek oranlarla dikkat çekiyor. Bu karar, Trump’ın Amerikan işçilerini koruma ve ticaret açığını kapatma vaadine dayansa da, sonuçları halkı endişelendiriyor.
Tarifeler, borsa çöküşlerine ve şirketlerin işten çıkarmalara başlamasına neden oldu. Örneğin, Jaguar Land Rover gibi büyük firmalar ABD’ye ihracatı
durdururken, çiftçiler Çin’in misillemeleriyle ihracat pazarlarını kaybetti. Kentucky’li soya çiftçisi Caleb Ragland’ın “Çiftlik ekonomisinde hata payı kalmadı” sözleri, bu politikaların tabandaki yansımalarını özetliyor. Protestocular, bu “korumacı” yaklaşımın uzun vadede Amerikan ekonomisine zarar vereceğini ve günlük hayatı pahalılaştıracağını savunuyor.
2. Sosyal Güvenlik ve Sağlık Kesintileri
Trump yönetiminin Sosyal Güvenlik ve Medicare gibi temel programlarda önerdiği kesintiler, halkın öfkesini artıran bir diğer unsur. Protestocular, özellikle “Hands Off!” rallilerinde, bu programların milyonlarca Amerikalının hayatını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Florida’dan Archer Moran gibi eylemciler, “Sosyal Güvenlik’ten ellerini çeksinler, liste çok uzun!” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Beyaz Saray, Trump’ın bu programları koruma sözü verdiğini iddia etse de, eylemciler bu vaatlere güvenmiyor.
3. Göçmenlik ve İnsan Hakları Politikaları
Trump’ın göçmenlik konusundaki sert tutumu, ikinci döneminde de devam ediyor. 2025’te hızlanan baskılar, yalnızca yasadışı göçmenleri değil, yasal sakinleri ve öğrencileri de hedef alıyor. Dallas’ta 30 Mart’ta düzenlenen “2025 Mega Yürüyüşü” gibi eylemler, bu politikaların “korku yaratıcı” olduğunu ve geniş kapsamlı reform taleplerini yükselttiğini gösteriyor. Göçmen hakları savunucuları, Trump’ın deportasyon tehditlerinin ve vatandaşlık için 5 milyon dolarlık “pazarlık” önerisinin, Amerikan değerleriyle çeliştiğini düşünüyor.
4. Otoriter Yönetim ve Milyarder Etkisi
Protestoların bir diğer önemli nedeni, Trump’ın “otoriter” olarak algılanan yönetim tarzı ve milyarder dostu politikaları. Elon Musk gibi isimlerin Trump’a yakınlığı, halk arasında “zenginlerin çıkarlarının korunduğu” algısını pekiştiriyor. Washington D.C.’den Los Angeles’a kadar uzanan kalabalıklar, yolsuzluk, işsizlik ve vergilerdeki adaletsizlikten şikayetçi. “No to MAGA hate” (MAGA nefretine hayır) pankartları, bu hoşnutsuzluğun sembolü haline gelmiş durumda.
5. Küresel İzolasyon Korkusu
Trump’ın tarifeleri ve dış politikası, ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini germiş durumda. Avrupa’daki Amerikan diasporası Berlin, Paris ve Londra’da sokaklara dökülürken, içerdeki protestocular da “Dünyadan kopuyoruz” endişesini taşıyor. Bir Londra eylemcisi, “Bu uzun vadede kimseye fayda sağlamayacak” diyerek, Trump’ın politikalarının küresel sonuçlarına dikkat çekiyor.
1. Tartışmalı Ekonomik Politikalar: Tarifeler ve Piyasa Çalkantıları
Trump’ın Nisan 2025’te uygulamaya koyduğu yeni gümrük tarifeleri, protestoların en büyük tetikleyicilerinden biri. 2 Nisan’da “Kurtuluş Günü” olarak adlandırdığı bir duyuruyla, 180 ülkeye yönelik “karşılıklılık” temelli tarifeleri hayata geçiren Trump, küresel ticareti altüst etti. 5 Nisan’da başlayan %10’luk genel tarife ve 9 Nisan’da devreye girecek ek vergiler, Çin’e %34, Avrupa Birliği’ne %20 gibi yüksek oranlarla dikkat çekiyor. Bu karar, Trump’ın Amerikan işçilerini koruma ve ticaret açığını kapatma vaadine dayansa da, sonuçları halkı endişelendiriyor.
Tarifeler, borsa çöküşlerine ve şirketlerin işten çıkarmalara başlamasına neden oldu. Örneğin, Jaguar Land Rover gibi büyük firmalar ABD’ye ihracatı
durdururken, çiftçiler Çin’in misillemeleriyle ihracat pazarlarını kaybetti. Kentucky’li soya çiftçisi Caleb Ragland’ın “Çiftlik ekonomisinde hata payı kalmadı” sözleri, bu politikaların tabandaki yansımalarını özetliyor. Protestocular, bu “korumacı” yaklaşımın uzun vadede Amerikan ekonomisine zarar vereceğini ve günlük hayatı pahalılaştıracağını savunuyor.
2. Sosyal Güvenlik ve Sağlık Kesintileri
Trump yönetiminin Sosyal Güvenlik ve Medicare gibi temel programlarda önerdiği kesintiler, halkın öfkesini artıran bir diğer unsur. Protestocular, özellikle “Hands Off!” rallilerinde, bu programların milyonlarca Amerikalının hayatını doğrudan etkilediğini vurguluyor. Florida’dan Archer Moran gibi eylemciler, “Sosyal Güvenlik’ten ellerini çeksinler, liste çok uzun!” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Beyaz Saray, Trump’ın bu programları koruma sözü verdiğini iddia etse de, eylemciler bu vaatlere güvenmiyor.
3. Göçmenlik ve İnsan Hakları Politikaları
Trump’ın göçmenlik konusundaki sert tutumu, ikinci döneminde de devam ediyor. 2025’te hızlanan baskılar, yalnızca yasadışı göçmenleri değil, yasal sakinleri ve öğrencileri de hedef alıyor. Dallas’ta 30 Mart’ta düzenlenen “2025 Mega Yürüyüşü” gibi eylemler, bu politikaların “korku yaratıcı” olduğunu ve geniş kapsamlı reform taleplerini yükselttiğini gösteriyor. Göçmen hakları savunucuları, Trump’ın deportasyon tehditlerinin ve vatandaşlık için 5 milyon dolarlık “pazarlık” önerisinin, Amerikan değerleriyle çeliştiğini düşünüyor.
4. Otoriter Yönetim ve Milyarder Etkisi
Protestoların bir diğer önemli nedeni, Trump’ın “otoriter” olarak algılanan yönetim tarzı ve milyarder dostu politikaları. Elon Musk gibi isimlerin Trump’a yakınlığı, halk arasında “zenginlerin çıkarlarının korunduğu” algısını pekiştiriyor. Washington D.C.’den Los Angeles’a kadar uzanan kalabalıklar, yolsuzluk, işsizlik ve vergilerdeki adaletsizlikten şikayetçi. “No to MAGA hate” (MAGA nefretine hayır) pankartları, bu hoşnutsuzluğun sembolü haline gelmiş durumda.
5. Küresel İzolasyon Korkusu
Trump’ın tarifeleri ve dış politikası, ABD’nin müttefikleriyle ilişkilerini germiş durumda. Avrupa’daki Amerikan diasporası Berlin, Paris ve Londra’da sokaklara dökülürken, içerdeki protestocular da “Dünyadan kopuyoruz” endişesini taşıyor. Bir Londra eylemcisi, “Bu uzun vadede kimseye fayda sağlamayacak” diyerek, Trump’ın politikalarının küresel sonuçlarına dikkat çekiyor.