Kaliforniya merkezli enerji depolama teknolojileri geliştiricisi EnerVenue, sulu metal hücreler (AMC) için kurulan yüksek hacimli seri üretim hattında üretime başladı. Şirketin teknolojisi, Hubble Uzay Teleskobu ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nda onlarca yıldır kullanılan nikel-hidrojen kimyasına dayanıyor. Bu yapı, daha düşük maliyetli ham maddelerle karasal enerji altyapılarında kullanılmak üzere yeniden tasarlandı.
Sistemde lityum veya nadir toprak elementleri bulunmuyor. Şirket, su bazlı elektrolit sayesinde hücrelerde termal kaçak ve yangın riski olmadığını belirtiyor. Dördüncü nesil hücreler, günde üç tam şarj-deşarj döngüsüne kadar çalışacak ve 30 yıllık kullanım süresince toplam 30 bin döngüyü tamamlayacak şekilde tasarlandı. Bu süre boyunca hücre eklenmesine ihtiyaç duyulmaması hedefleniyor.
Temeli Nisan 2026’da atılan 20 bin metrekarelik tesis yaklaşık 25 haftada tamamlandı. İlk standart hücre, planlanan takvime uygun olarak üretim hattından çıktı. Yıllık 250 MWh kapasiteyle başlayan ilk aşamanın ardından EnerVenue, üretim kapasitesini 2027’de 1 GWh’ye, 2028’de ise birkaç gigavatsaat düzeyine çıkarmayı hedefliyor. Tesis tam otomasyona geçtiğinde günde yaklaşık 300 dördüncü nesil hücre üretebilecek.
Üretim hattındaki makineler, EnerVenue mühendisleri tarafından bu hücre kimyasına özel olarak tasarlandı. Ham maddeden tamamlanmış hücreye uzanan tek yönlü üretim akışında, hücreler istasyonlar arasında otonom yönlendirmeli araçlarla taşınıyor. Elektrotların yerleşimi yapay zekâ destekli görüntüleme sistemleriyle denetlenirken dış kasanın gerilimi, içten dışa izlenen fiberglas sarım işlemiyle sağlanıyor. Şirket, bu üretim düzenini ileride farklı bölgelerde kurulacak yerel hatlar için standart bir model olarak kullanmayı planlıyor.
Tesisten ayrılmadan önce her hücre, 11 istasyonda toplam 41 kalite kontrol testinden geçiriliyor. Bu testlerde kaynak bütünlüğü, sızdırmazlık ve elektriksel performans doğrulanıyor. Üretilen hücreler ayrıca 150 kWh kapasiteli modüler batarya kabinlerinde bir araya getiriliyor ve sahaya gönderilmeden önce tam ölçekli testlerden geçiyor.
EnerVenue, teknolojisini kilovatsaat başına birim maliyet üzerinden lityum-iyon pillerle yarıştırmak yerine, 30 yıllık toplam işletme maliyeti bakımından pompaj depolamalı hidroelektrik santraller, akış pilleri ve basınçlı hava sistemleriyle karşılaştırıyor. Şirketin sunduğu karşılaştırmaya göre tipik lityum-iyon sistemlerde 8 bin ila 10 bin döngüden, yaklaşık 7 ila 10 yıldan sonra değişim veya kapasite artırımı gerekirken AMC sistemleri bir projenin tüm kullanım ömrü boyunca kesintisiz çalışmayı hedefliyor.