Kronik nörodejeneratif hastalıklar, bilişsel gerileme, metabolik bozukluklar ve kronik iltihaplanma gibi yaşa bağlı rahatsızlıkların temelinde, doku hasarını tetikleyen küçük ancak yıkıcı hücre grupları bulunuyor. Yaşlanan hücreler, yaşlanmayla ilişkili salgı fenotipi (SASP) olarak bilinen zararlı iltihap bileşenlerini yayıyor. Otoimmün tepkilere yol açan lenfositler ve dokuların sertleşmesine neden olan etkinleşmiş fibroblastlar da bu sürece katkıda bulunuyor. Mevcut tıbbi yaklaşımlar çoğunlukla hasar kalıcı hale geldikten sonra belirtileri kontrol etmeye çalışırken, biyoteknoloji şirketi Insilico Medicine’in duyurduğu Longevity Vaccines programı, süreci en erken aşamasında durdurmayı amaçlıyor.
Şirket, daha önce yapay zekâyla tasarlanan akciğer ilacı rentosertib ile yürütülen klinik araştırmalarda katılımcıların biyolojik yaş göstergelerini düşürmeyi başardığını açıkladı. Yeni girişimle birlikte odağını koruyucu tıbba yönelten Insilico, hastanın kendi bağışıklık sistemini programlayarak hasarlı hücrelerin ortadan kaldırılmasını hedefliyor. Yaklaşım, kalıcı genetik değişiklikler oluşturmadan çalışacak şekilde tasarlanıyor.
Platformun temelinde, vücut dışında hücrelerin çıkarılıp laboratuvarda değiştirilmesini gerektiren geleneksel hücresel tedavilerden farklı olarak doğrudan vücut içinde işleyen bir mekanizma bulunuyor. Örneğin ex vivo CAR-T yöntemleri, bağışıklık hücrelerinin toplanmasını ve karmaşık laboratuvar süreçlerinden geçirilmesini gerektiriyor. Bu yöntemler yüksek maliyetin yanı sıra kontrolsüz bağışıklık tepkisi riskini de beraberinde getirebiliyor.
Insilico’nun sisteminde iki ana bileşen kullanılıyor. Dairesel mRNA (cmRNA), kapalı halka yapısı sayesinde standart mRNA moleküllerine kıyasla enzimatik parçalanmaya daha dirençli oluyor. Hücre içinde belirli bir süre güçlü protein üretimi sağladıktan sonra kendiliğinden çözünerek etkisini sınırlıyor. Hedefe yönelik lipid nanoparçacıkları (LNP) ise üretici kimya modelleriyle tasarlanan taşıyıcılar olarak cmRNA dizilerini, yani genetik yükü, doğrudan vücuttaki T hücrelerine ulaştırıyor.
Nanoparçacıklar aracılığıyla T hücrelerine aktarılan genetik talimatlar, lenfositlerin geçici sentetik reseptörler üretmesini sağlıyor. Bu reseptörler yaşlanmış veya dokuya zarar veren hücrelerin yüzeyindeki antijenleri tanıyıp imha etmeye yönlendiriliyor. mRNA dizisi doğal metabolik süreçlerle parçalandığı için bağışıklık uyarımı kalıcı olmuyor. Böylece kronik bağışıklık tükenmesi ve hedef dışındaki dokuların zarar görmesi risklerinin kontrol altında tutulması amaçlanıyor.
Koruyucu bir tedavide en kritik güvenlik koşulu, hedeflenen yüzey belirteçlerinin sağlıklı somatik dokularda bulunmaması. Aksi durumda sağlıklı ve hayati organlara karşı otoimmün saldırılar gelişebiliyor. Insilico, bu riski azaltmak için Pharma.AI altyapısından yararlanıyor. PandaOmics motoru ve Virtual Aging Cell modelleri, kronolojik ve biyolojik yaş verilerini analiz ederek hücrelerin sağlıklı durumdan hastalığa yöneldiği en erken moleküler ayrışma noktalarını belirlemeye çalışıyor. Whole-Body Surface Atlas üzerinden yapılan hesaplamalı taramalarla aday antijenlerin hayati organlarda bulunmadığı kontrol ediliyor. Kimyasal bağlayıcılar ve iyonize olabilen lipitler Chemistry42 üretici biyoloji sistemleriyle tasarlanırken, aday moleküller insansız robotik laboratuvarlarda sürekli işlevsel test döngülerinden geçirilerek geliştiriliyor.
Longevity Vaccines platformunun ilk klinik hedefi, yaşla birlikte bağışıklık sisteminin işlevini kademeli olarak yitirmesi anlamına gelen immünosenesens olacak. İleri yaşlarda biriken yıpranmış ve yaşlanmış lenfositler, dolaşımda sürekli düşük düzeyli iltihaplanmaya yol açıyor. Bu durum beyin dokusundaki nöroinflamasyonu hızlandırırken, vücudun enfeksiyonlara ve tümör oluşumuna karşı doğal savunmasını da zayıflatıyor. Şirket, tek doz uygulanacak vücut içi tedaviyle yaşlanmış lenfosit havuzunu temizlemeyi ve bağışıklık sisteminin temel dengesini yeniden kurmayı hedefliyor. Bağışıklığın gençleştirilmesinin ardından aynı dairesel mRNA ve nanoparçacık mimarisinin metabolik bozukluklara ve organ sertleşmesine yol açan fibrotik hastalıkların tedavisinde kullanılması planlanıyor.