- Konu sahibi
- #1
Evet, güvenli elektronik imza ile imzalanan bir sözleşme kural olarak geçerlidir ve yazılı şekil şartını karşılayabilir. Ancak sözleşmenin konusu için noter, tapu müdürlüğü, resmî makam veya başka bir özel şekil şartı aranıyorsa yalnızca e-imza kullanılması yeterli olmayabilir. Bu nedenle önce imzanın gerçekten güvenli elektronik imza olup olmadığını, ardından sözleşme türü için ek bir resmî işlem gerekip gerekmediğini kontrol etmelisiniz.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamındaki güvenli elektronik imza, imza sahibinin kimliğinin ve imzalanan belgenin bütünlüğünün doğrulanmasını sağlar. Türk Borçlar Kanunu bakımından da kanunda aksi öngörülmedikçe, güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler yazılı şekil yerine geçebilir.
Burada “e-imza” ile yalnızca sözleşmenin PDF dosyasına imza görseli eklenmesini birbirinden ayırın. Taratılmış imza resmi, e-posta ile “kabul ediyorum” yazılması veya bir kutunun işaretlenmesi her durumda güvenli elektronik imza anlamına gelmez. Bunlar sözleşmenin kurulduğunu başka delillerle göstermeye yarayabilir; fakat güvenli elektronik imzanın sağladığı teknik doğrulama ve belge bütünlüğü sonucunu kendiliğinden oluşturmaz.
İmzalanan belgenin sonradan değiştirilip değiştirilmediği de önemlidir. İmza doğrulama sırasında belge “geçerli” görünüyorsa bu, imza sertifikasının ve belgenin doğrulanabildiğini gösterir. Belge üzerinde imzadan sonra değişiklik yapılmışsa doğrulama başarısız olabilir veya belgenin değiştirildiğine dair uyarı görülebilir. Böyle bir durumda değişiklik yapılmamış, imzalı asıl dosyayı istemeli ve doğrulamayı bu dosya üzerinde yeniden yapmalısınız.
Hayır. E-imza, imzanın ve yazılı belgenin elektronik ortamda kurulmasını kolaylaştırır; fakat sözleşmenin konusu bakımından zorunlu olan diğer şekil şartlarını ortadan kaldırmaz. Örneğin bazı işlemlerde resmî makam önünde düzenleme, tescil, noter işlemi veya özel bir prosedür aranabilir. Bu işlemlerde elektronik imza kullanılmış olması, eksik kalan resmî şeklin yerine geçmez.
Ayrıca imzanın geçerli olması, sözleşmedeki her hükmün otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez. Sözleşmenin taraflarının ehliyeti, temsil yetkisi, irade sakatlığı, emredici hukuk kuralları ve tüketici mevzuatındaki bilgilendirme yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir. Tüketici sözleşmelerinde sözleşme örneğinin kalıcı veri saklayıcısı üzerinden verilmesi veya mesafeli satışta ön bilgilendirme yapılması gibi ek yükümlülükler bulunabilir.
Aşağıdaki ayrım, elinizdeki belgenin durumunu hızlıca değerlendirmenize yardımcı olur:
Tabloya göre “imza geçerli” sonucu ile “sözleşmeden doğan her sonuç kesinleşti” sonucu aynı değildir. Teknik doğrulama yalnızca imzanın ve belgenin belirli yönlerini kanıtlar; tarafın gerçekten temsil yetkisine sahip olduğunu, sözleşmenin tüm zorunlu bilgileri içerdiğini veya karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirdiğini tek başına kanıtlamaz.
Önce karşı taraftan imzalı belgenin asıl elektronik dosyasını isteyin. Yazdırılmış kâğıt, ekran görüntüsü veya yalnızca PDF önizlemesi yerine imzanın gömülü olduğu dosya kullanılmalıdır. Dosyayı imza doğrulama yapabilen güvenilir bir yazılımla açtığınızda imza sahibinin adı, sertifikanın durumu, imzalama zamanı ve belgenin imzadan sonra değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin sonuçları inceleyin.
İmza doğrulanıyorsa belgeyi farklı bir programda yeniden kaydetmeyin; bu işlem imza yapısını bozabilir. Asıl dosyayı değişmeden saklayın, ayrıca sözleşmenin hangi tarihte ve hangi taraflarca imzalandığını gösteren e-posta, KEP iletisi veya işlem kayıtlarını da koruyun. Uyuşmazlık çıkarsa bu kayıtlar sözleşmenin ne zaman gönderildiğini, hangi sürümün imzalandığını ve tarafların neyi kabul ettiğini açıklamaya yardımcı olur.
Doğrulama başarısızsa karşı tarafa şu bilgileri içeren yazılı bir talep gönderebilirsiniz: belgenin asıl imzalı dosyası, imza doğrulama raporu, imzalama tarihi, kullanılan sertifikanın sahibi ve varsa imzadan sonra belge üzerinde işlem yapılıp yapılmadığı. Sorun sertifikanın süresinin dolması, iptal edilmesi, belgenin değiştirilmesi veya dosyanın imza bilgisini korumayan biçimde yeniden oluşturulmasından kaynaklanabilir. Yeni dosya imzalanacaksa önce metin kesinleştirilmeli, ardından aynı son sürüm bütün taraflarca yeniden imzalanmalıdır.
Bir taraf şirket adına imza atıyorsa ayrıca imza sahibinin şirketi temsil yetkisini kontrol edin. Geçerli bir elektronik imza, kişinin kimliğini doğrulayabilir; fakat kişinin belirli bir sözleşmeyi şirket adına imzalamaya yetkili olduğunu tek başına göstermez. Bu nedenle şirketin temsil ve ilzam durumuna ilişkin güncel belgeler de saklanmalıdır.
Güvenli elektronik imza ile imzalanmış ve doğrulaması başarılı olan bir sözleşme, özel bir resmî şekil şartı bulunmadığı sürece kural olarak geçerlidir. Karar verirken üç kontrolü birlikte yapın: imza güvenli elektronik imza mı, imzalı asıl dosyanın bütünlüğü korunmuş mu ve sözleşme türü için noter, tescil veya başka bir resmî işlem gerekiyor mu? Bu üç noktadan biri eksikse yalnızca “PDF imzalanmış” olmasına dayanarak sözleşmenin tüm hukuki sonuçları doğurduğu kabul edilmemelidir.
Geçerli sayılması için hangi koşullar aranır?
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamındaki güvenli elektronik imza, imza sahibinin kimliğinin ve imzalanan belgenin bütünlüğünün doğrulanmasını sağlar. Türk Borçlar Kanunu bakımından da kanunda aksi öngörülmedikçe, güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler yazılı şekil yerine geçebilir.
Burada “e-imza” ile yalnızca sözleşmenin PDF dosyasına imza görseli eklenmesini birbirinden ayırın. Taratılmış imza resmi, e-posta ile “kabul ediyorum” yazılması veya bir kutunun işaretlenmesi her durumda güvenli elektronik imza anlamına gelmez. Bunlar sözleşmenin kurulduğunu başka delillerle göstermeye yarayabilir; fakat güvenli elektronik imzanın sağladığı teknik doğrulama ve belge bütünlüğü sonucunu kendiliğinden oluşturmaz.
İmzalanan belgenin sonradan değiştirilip değiştirilmediği de önemlidir. İmza doğrulama sırasında belge “geçerli” görünüyorsa bu, imza sertifikasının ve belgenin doğrulanabildiğini gösterir. Belge üzerinde imzadan sonra değişiklik yapılmışsa doğrulama başarısız olabilir veya belgenin değiştirildiğine dair uyarı görülebilir. Böyle bir durumda değişiklik yapılmamış, imzalı asıl dosyayı istemeli ve doğrulamayı bu dosya üzerinde yeniden yapmalısınız.
E-imza sözleşmeyi tek başına her durumda geçerli kılar mı?
Hayır. E-imza, imzanın ve yazılı belgenin elektronik ortamda kurulmasını kolaylaştırır; fakat sözleşmenin konusu bakımından zorunlu olan diğer şekil şartlarını ortadan kaldırmaz. Örneğin bazı işlemlerde resmî makam önünde düzenleme, tescil, noter işlemi veya özel bir prosedür aranabilir. Bu işlemlerde elektronik imza kullanılmış olması, eksik kalan resmî şeklin yerine geçmez.
Ayrıca imzanın geçerli olması, sözleşmedeki her hükmün otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez. Sözleşmenin taraflarının ehliyeti, temsil yetkisi, irade sakatlığı, emredici hukuk kuralları ve tüketici mevzuatındaki bilgilendirme yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir. Tüketici sözleşmelerinde sözleşme örneğinin kalıcı veri saklayıcısı üzerinden verilmesi veya mesafeli satışta ön bilgilendirme yapılması gibi ek yükümlülükler bulunabilir.
Aşağıdaki ayrım, elinizdeki belgenin durumunu hızlıca değerlendirmenize yardımcı olur:
| Belgedeki durum | Genel anlamı | İzlenecek yol |
|---|---|---|
| Güvenli elektronik imza doğrulanıyor | İmza ve belgenin bütünlüğü teknik olarak doğrulanmış olur | Sözleşme türü için özel şekil şartı bulunup bulunmadığını ayrıca kontrol edin |
| Sadece imza görseli veya taranmış imza var | Güvenli elektronik imza sonucu doğurmayabilir | Tarafların açık kabulünü, e-posta yazışmalarını ve sözleşmenin nasıl kurulduğunu birlikte değerlendirin |
| Belge imzadan sonra değiştirilmiş görünüyor | Belge bütünlüğü doğrulanamıyor | İmzalı asıl dosyayı ve doğrulama raporunu isteyin; değiştirilmiş kopyayı esas almayın |
| Sözleşme özel resmî şekle tabi | E-imza tek başına yeterli olmayabilir | İlgili resmî makam, noter veya tescil işlemini tamamlayın |
İmzalı sözleşme nasıl kontrol edilir?
Önce karşı taraftan imzalı belgenin asıl elektronik dosyasını isteyin. Yazdırılmış kâğıt, ekran görüntüsü veya yalnızca PDF önizlemesi yerine imzanın gömülü olduğu dosya kullanılmalıdır. Dosyayı imza doğrulama yapabilen güvenilir bir yazılımla açtığınızda imza sahibinin adı, sertifikanın durumu, imzalama zamanı ve belgenin imzadan sonra değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin sonuçları inceleyin.
İmza doğrulanıyorsa belgeyi farklı bir programda yeniden kaydetmeyin; bu işlem imza yapısını bozabilir. Asıl dosyayı değişmeden saklayın, ayrıca sözleşmenin hangi tarihte ve hangi taraflarca imzalandığını gösteren e-posta, KEP iletisi veya işlem kayıtlarını da koruyun. Uyuşmazlık çıkarsa bu kayıtlar sözleşmenin ne zaman gönderildiğini, hangi sürümün imzalandığını ve tarafların neyi kabul ettiğini açıklamaya yardımcı olur.
Doğrulama başarısızsa karşı tarafa şu bilgileri içeren yazılı bir talep gönderebilirsiniz: belgenin asıl imzalı dosyası, imza doğrulama raporu, imzalama tarihi, kullanılan sertifikanın sahibi ve varsa imzadan sonra belge üzerinde işlem yapılıp yapılmadığı. Sorun sertifikanın süresinin dolması, iptal edilmesi, belgenin değiştirilmesi veya dosyanın imza bilgisini korumayan biçimde yeniden oluşturulmasından kaynaklanabilir. Yeni dosya imzalanacaksa önce metin kesinleştirilmeli, ardından aynı son sürüm bütün taraflarca yeniden imzalanmalıdır.
Bir taraf şirket adına imza atıyorsa ayrıca imza sahibinin şirketi temsil yetkisini kontrol edin. Geçerli bir elektronik imza, kişinin kimliğini doğrulayabilir; fakat kişinin belirli bir sözleşmeyi şirket adına imzalamaya yetkili olduğunu tek başına göstermez. Bu nedenle şirketin temsil ve ilzam durumuna ilişkin güncel belgeler de saklanmalıdır.
Sonuç
Güvenli elektronik imza ile imzalanmış ve doğrulaması başarılı olan bir sözleşme, özel bir resmî şekil şartı bulunmadığı sürece kural olarak geçerlidir. Karar verirken üç kontrolü birlikte yapın: imza güvenli elektronik imza mı, imzalı asıl dosyanın bütünlüğü korunmuş mu ve sözleşme türü için noter, tescil veya başka bir resmî işlem gerekiyor mu? Bu üç noktadan biri eksikse yalnızca “PDF imzalanmış” olmasına dayanarak sözleşmenin tüm hukuki sonuçları doğurduğu kabul edilmemelidir.