- Konu sahibi
- #1
İyi bir kurucu ortak; yalnızca iyi anlaştığınız kişi değil, şirketin ihtiyaç duyduğu becerileri tamamlayan, belirsizlik altında sorumluluk alabilen ve zor kararları açıkça konuşabildiğiniz kişidir. Seçimi arkadaşlık veya heyecan üzerinden değil; ortak hedef, yetkinlik, çalışma biçimi, zaman ve risk paylaşımı üzerinden yapın. Önce şirketin ihtiyaçlarını yazın, ardından adayı küçük ama gerçek bir projede birlikte sınayın ve anlaşmayı yazılı hâle getirmeden ortaklık kurmayın.
Bir aday aramaya başlamadan önce girişimin mevcut durumunu çıkarın. Ürünü teknik olarak geliştirecek birine mi, müşteri bulacak ve satış yapacak birine mi, yoksa operasyonu yönetecek bir ortağa mı ihtiyacınız var? “Her işi yapabilecek biri” aramak yerine, ilk 12 ayda şirketin ilerlemesini en çok sınırlayacak beceriyi belirleyin.
Kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi de aynı listeye yazın. Örneğin siz yazılım geliştirebiliyor ancak müşteri görüşmeleri ve satış konusunda zorlanıyorsanız, benzer teknik becerilere sahip ikinci bir geliştiriciden önce ticari doğrulama yapabilen bir ortak daha değerli olabilir. Bu, adayın yalnızca unvanına değil, girişimin kritik darboğazına göre değerlendirilmesini sağlar.
Adayla konuşurken yalnızca özgeçmişini veya geçmişte çalıştığı şirketleri değerlendirmeyin. Şu sorulara somut yanıt arayın: Bu kişi neden bu problemi çözmek istiyor? Belirsizlik ve gelir elde edememe döneminde ne kadar zaman ayırabilir? Daha önce sonuç üretmesini gerektiren bir işi baştan sona yürüttü mü? Hata yaptığında sorumluluk alıyor mu? Anlaşmazlık sırasında düşüncesini değiştirebiliyor mu?
Teknik veya sektörel yetkinlik önemlidir; ancak kurucu ortak seçiminde güvenilirlik, karar alma biçimi ve uzun vadeli bağlılık çoğu zaman aynı derecede belirleyicidir. Bir aday çok yetenekli olsa bile sürekli sözünü değiştiriyor, sorumluluğu başkasına bırakıyor veya her kararı kişisel bir çatışmaya dönüştürüyorsa ortaklık riski yükselir.
Aşağıdaki tabloyu adayları puanlamak için değil, hangi konuları açıkça konuşmanız gerektiğini görmek için kullanabilirsiniz.
Tablodaki olumlu yanıtlar adayın kesinlikle doğru kişi olduğunu kanıtlamaz. Yalnızca daha ayrıntılı bir deneme yapmaya değer olduğunu gösterir. Özellikle arkadaşlık, akrabalık veya önceki iş ilişkisi güven sağlayabilir; fakat ortaklıkta rol, yetki ve ayrılma koşullarının ayrıca belirlenmesi gerekir.
Adayla yalnızca sohbet ederek karar vermeyin. Dört ila sekiz hafta sürebilecek, girişimin gerçek bir ihtiyacına bağlı sınırlı bir çalışma belirleyin. Örneğin hedef müşterilerle görüşme yapılacaksa görüşme planını birlikte hazırlayın, görüşmeleri gerçekleştirin ve elde edilen bulgularla hangi varsayımın değiştiğini değerlendirin. Teknik bir ürün geliştiriyorsanız küçük bir prototipin kapsamını, teslim tarihini ve sorumluluk paylaşımını önceden yazın.
Bu denemede şu noktaları gözlemleyin: Kararlaştırılan işi zamanında tamamlıyor mu, sorun çıktığında erken haber veriyor mu, kanıt zayıfsa fikrini güncelliyor mu ve sizin çalışma temponuzla uyum sağlayabiliyor mu? Çıktının mükemmel olması gerekmez; asıl amaç birlikte nasıl çalıştığınızı görmektir.
Deneme sonunda ayrı ayrı şu üç soruya yanıt verin: Bu kişiyle tekrar çalışmak ister miyim? Bu ortaklık girişimin kritik bir ihtiyacını karşılıyor mu? Zor bir dönemde bu kişiye güvenebilir miyim? Yanıtlardan biri belirgin biçimde olumsuzsa, yalnızca fikre duyduğunuz heyecan nedeniyle ortaklığı ilerletmeyin.
Karar vermeden önce görev alanlarını, karar yetkilerini, şirkete ayrılacak zamanı, sermaye katkılarını, payların hangi koşullarda kazanılacağını, fikrî mülkiyetin kime ait olacağını ve ortaklardan birinin ayrılması hâlinde ne yapılacağını yazılı olarak netleştirin. Pay oranını yalnızca “fikri ilk bulan kişi” veya “ilk katılan kişi” ölçütüyle belirlemeyin; zaman, sorumluluk, sermaye, risk ve gelecekteki katkıyı birlikte değerlendirin.
Eşit pay her durumda adil değildir; eşit olmayan pay da tek başına sorun değildir. Önemli olan oranın hangi katkı ve sorumluluklara dayandığının anlaşılır olmasıdır. Payların zaman içinde kazanılmasına dayalı bir yapı düşünüyorsanız, hak ediş süresi, ayrılma durumunda kazanılmamış payların ne olacağı ve karar yetkisinin nasıl kullanılacağı açıkça yazılmalıdır. Bu belgeleri ülkenizdeki şirket ve sözleşme kurallarına uygun biçimde bir hukuk uzmanına inceletmek, sonradan doğabilecek anlaşmazlıkları azaltır.
İlk ciddi görüş ayrılığında kimin haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine, anlaşmazlığın türünü ayırın. Sorun müşteri verisiyle çözülebilecek bir varsayım anlaşmazlığıysa kısa bir deneme yapın. Sorun değerler, çalışma temposu veya şirket hedefleriyle ilgiliyse yeni veri toplamak tek başına çözüm olmayabilir; tarafların beklentileri yeniden müzakere edilmelidir.
Yetki sınırları baştan belirlenmemişse kararlar kilitlenebilir. Bu durumda hangi kararların ortak onay gerektirdiğini, hangi alanlarda bir kişinin sorumlu olduğunu ve çözülemeyen uyuşmazlıkta hangi üçüncü tarafın veya yöntemin devreye gireceğini yazılı hâle getirin. İletişim sorunu sürekli tekrarlanıyor ve taraflardan biri sorumluluk almıyorsa, ortaklığı sürdürmek yerine ayrılma koşullarını işletmek daha güvenli olabilir.
Doğru kurucu ortak seçimi, en etkileyici adayı bulmak değil; şirketin ihtiyacıyla adayın katkısını, beklentisini ve davranış biçimini uzun vadede eşleştirmektir. Önce kritik boşluğu tanımlayın, küçük bir gerçek çalışma ile uyumu gözlemleyin, ardından görevleri ve ayrılma ihtimalini de kapsayan yazılı bir ortaklık düzeni kurun. Bu üç aşamadan biri netleşmeden ortaklık payı vermek veya şirket adına geri dönülmesi zor taahhütlere girmek için acele etmeyin.
Önce şirketin hangi boşluğu doldurması gerektiğini belirleyin
Bir aday aramaya başlamadan önce girişimin mevcut durumunu çıkarın. Ürünü teknik olarak geliştirecek birine mi, müşteri bulacak ve satış yapacak birine mi, yoksa operasyonu yönetecek bir ortağa mı ihtiyacınız var? “Her işi yapabilecek biri” aramak yerine, ilk 12 ayda şirketin ilerlemesini en çok sınırlayacak beceriyi belirleyin.
Kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi de aynı listeye yazın. Örneğin siz yazılım geliştirebiliyor ancak müşteri görüşmeleri ve satış konusunda zorlanıyorsanız, benzer teknik becerilere sahip ikinci bir geliştiriciden önce ticari doğrulama yapabilen bir ortak daha değerli olabilir. Bu, adayın yalnızca unvanına değil, girişimin kritik darboğazına göre değerlendirilmesini sağlar.
Adayı hangi ölçütlerle değerlendirmelisiniz?
Adayla konuşurken yalnızca özgeçmişini veya geçmişte çalıştığı şirketleri değerlendirmeyin. Şu sorulara somut yanıt arayın: Bu kişi neden bu problemi çözmek istiyor? Belirsizlik ve gelir elde edememe döneminde ne kadar zaman ayırabilir? Daha önce sonuç üretmesini gerektiren bir işi baştan sona yürüttü mü? Hata yaptığında sorumluluk alıyor mu? Anlaşmazlık sırasında düşüncesini değiştirebiliyor mu?
Teknik veya sektörel yetkinlik önemlidir; ancak kurucu ortak seçiminde güvenilirlik, karar alma biçimi ve uzun vadeli bağlılık çoğu zaman aynı derecede belirleyicidir. Bir aday çok yetenekli olsa bile sürekli sözünü değiştiriyor, sorumluluğu başkasına bırakıyor veya her kararı kişisel bir çatışmaya dönüştürüyorsa ortaklık riski yükselir.
Aşağıdaki tabloyu adayları puanlamak için değil, hangi konuları açıkça konuşmanız gerektiğini görmek için kullanabilirsiniz.
| Ölçüt | Kontrol edilmesi gereken konu | Olumsuz işaret |
|---|---|---|
| Hedef uyumu | Şirketin neyi, hangi zaman içinde başarmasını istediği | Biri hızlı büyümeyi, diğeri küçük ve kârlı bir işletmeyi hedefliyor |
| Zaman ve bağlılık | Haftalık ayırabileceği gerçek zaman ve mevcut yükümlülükleri | Belirsiz süreli, düşük öncelikli bir katkı planı |
| Yetkinlik tamamlayıcılığı | Şirketin kritik boşluğunu doldurup doldurmadığı | Aynı becerilerin tekrarlanması ve önemli alanın boş kalması |
| Çalışma biçimi | Karar alma, iletişim ve geri bildirim yaklaşımı | Sorunları konuşmaktan kaçınma veya sürekli tek taraflı karar verme |
| Risk ve para yaklaşımı | Maaş, yatırım, borç ve kişisel risk konusundaki sınırlar | Maddi katkı veya beklentilerin konuşulmaması |
Birlikte küçük ve gerçek bir çalışma yapın
Adayla yalnızca sohbet ederek karar vermeyin. Dört ila sekiz hafta sürebilecek, girişimin gerçek bir ihtiyacına bağlı sınırlı bir çalışma belirleyin. Örneğin hedef müşterilerle görüşme yapılacaksa görüşme planını birlikte hazırlayın, görüşmeleri gerçekleştirin ve elde edilen bulgularla hangi varsayımın değiştiğini değerlendirin. Teknik bir ürün geliştiriyorsanız küçük bir prototipin kapsamını, teslim tarihini ve sorumluluk paylaşımını önceden yazın.
Bu denemede şu noktaları gözlemleyin: Kararlaştırılan işi zamanında tamamlıyor mu, sorun çıktığında erken haber veriyor mu, kanıt zayıfsa fikrini güncelliyor mu ve sizin çalışma temponuzla uyum sağlayabiliyor mu? Çıktının mükemmel olması gerekmez; asıl amaç birlikte nasıl çalıştığınızı görmektir.
Deneme sonunda ayrı ayrı şu üç soruya yanıt verin: Bu kişiyle tekrar çalışmak ister miyim? Bu ortaklık girişimin kritik bir ihtiyacını karşılıyor mu? Zor bir dönemde bu kişiye güvenebilir miyim? Yanıtlardan biri belirgin biçimde olumsuzsa, yalnızca fikre duyduğunuz heyecan nedeniyle ortaklığı ilerletmeyin.
Ortaklık koşullarını baştan yazılı hâle getirin
Karar vermeden önce görev alanlarını, karar yetkilerini, şirkete ayrılacak zamanı, sermaye katkılarını, payların hangi koşullarda kazanılacağını, fikrî mülkiyetin kime ait olacağını ve ortaklardan birinin ayrılması hâlinde ne yapılacağını yazılı olarak netleştirin. Pay oranını yalnızca “fikri ilk bulan kişi” veya “ilk katılan kişi” ölçütüyle belirlemeyin; zaman, sorumluluk, sermaye, risk ve gelecekteki katkıyı birlikte değerlendirin.
Eşit pay her durumda adil değildir; eşit olmayan pay da tek başına sorun değildir. Önemli olan oranın hangi katkı ve sorumluluklara dayandığının anlaşılır olmasıdır. Payların zaman içinde kazanılmasına dayalı bir yapı düşünüyorsanız, hak ediş süresi, ayrılma durumunda kazanılmamış payların ne olacağı ve karar yetkisinin nasıl kullanılacağı açıkça yazılmalıdır. Bu belgeleri ülkenizdeki şirket ve sözleşme kurallarına uygun biçimde bir hukuk uzmanına inceletmek, sonradan doğabilecek anlaşmazlıkları azaltır.
Anlaşmazlık çıkarsa nasıl karar verilir?
İlk ciddi görüş ayrılığında kimin haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine, anlaşmazlığın türünü ayırın. Sorun müşteri verisiyle çözülebilecek bir varsayım anlaşmazlığıysa kısa bir deneme yapın. Sorun değerler, çalışma temposu veya şirket hedefleriyle ilgiliyse yeni veri toplamak tek başına çözüm olmayabilir; tarafların beklentileri yeniden müzakere edilmelidir.
Yetki sınırları baştan belirlenmemişse kararlar kilitlenebilir. Bu durumda hangi kararların ortak onay gerektirdiğini, hangi alanlarda bir kişinin sorumlu olduğunu ve çözülemeyen uyuşmazlıkta hangi üçüncü tarafın veya yöntemin devreye gireceğini yazılı hâle getirin. İletişim sorunu sürekli tekrarlanıyor ve taraflardan biri sorumluluk almıyorsa, ortaklığı sürdürmek yerine ayrılma koşullarını işletmek daha güvenli olabilir.
Doğru kurucu ortak seçimi, en etkileyici adayı bulmak değil; şirketin ihtiyacıyla adayın katkısını, beklentisini ve davranış biçimini uzun vadede eşleştirmektir. Önce kritik boşluğu tanımlayın, küçük bir gerçek çalışma ile uyumu gözlemleyin, ardından görevleri ve ayrılma ihtimalini de kapsayan yazılı bir ortaklık düzeni kurun. Bu üç aşamadan biri netleşmeden ortaklık payı vermek veya şirket adına geri dönülmesi zor taahhütlere girmek için acele etmeyin.